|

SİVEREK TARİHİ
Tarihçilerin genel ifadesiyle Mezoptamya "Tarihin
Şahidi" dir. Dünya üzerinde bu kadar çok savaş yaşandığı başka bir bölge yoktur.
Pek çok sayıdaki medeniyete ev sahipliği yapmış olan Mezopotamya Bölgesi, tarihin
hiçbir döneminde önemini kaybetmemiştir. Bu önemini fırat ve Dicle'nin ortasındaki
verimli topraklarına borçludur.Burası, biraz güçlenen devletlerin ele geçirmek
istediği bölgelerin başında gelmiştir Tarih boyunca her iki nehre yakın yerlerde
önemli kentler kurulmuş ve sağlam kaleler yapılmıştır. Tarihin en kanlı savaşları
bu bölge için meydana gelmiştir. Hititler, Asurlar, Mitanniler, Akatlar, Urattular,
Medler, Persler, Romalılar, Bizansızlar, Eyyubiler, Selçuklar, Mogollar, karakoyunlular,
Akkoyunlular ve Osmanlılar bu topraklara sahip olmuştur. Bölge Osmanlı idaresine
girdikten sonra uzun yıllar savaşsız bir dönem geçirmiştir. Günümüzde bu bölge(Mezopotamya)
Türkiye, Irak ve Suriye'nin Sınırları içerisinda kalmaktadır. İşte Siverek Dünya
Coğrafyası Açısından bu kadar önemli bir bölgenin merkezinde yer almaktadır.
Tarihin ilk çağlarında Siverek ve çevresi değişik isimlerle anılmıştır. Tarih
kitaplarında HALZİDİMA olarak geçen bölgenin merkezi KİNABA yani Siverek Kasabası
idi.Asurlular dönemine rastlayan bu isimlendirmede bugunkü Siverek'in yerinde
olduğu bilinen Kinabu şehri kanlı savaşlara sahne olmuş bir kenttir. Bazı kaynaklarda
Halzi-Luka olarak da gösterilmektedir. Bu bölgeye verilen isimlerden biride
Hitit-Asur-Mitanni dönemlerinde KUMMUH bölgesi olarak geçmektedir. Kummuh bölgesi
Diyarbakır ile Urfa arasındaki bölgeyi kapsamaktadır. Asur vesikalarında KUTMUKHi
olarak geçen bu şehir devletinin yeri, Prof. Dr. Firuzan KINAL'a göre tam olarak
tesbit edilmemiştir.Hititlerin bu bölgeden çok sayıda şehir devletleri bulunmakta
idi. Siverek bölgesi de batıda Kizzuwadna'ya kadar önemli kent olan İSUWA'ya
kadar komşu idi. O dönemlerde adı İSMERİKA olarak geçen Siverek, Mitanni devletinin
önemli şehir devletlerinden biridir. Bir süre ARAMi(SÜRYANİ) göçlerine sahne
olan Siverek'in özellikle Karacadağ taraflarına Aramiler yerleşmiş ve burası
için KİŞYARİ(KAŞYARI)ismini kullanmışlardır.Aramiler bu dönemlerde Siverek'te
etnik olmuşlarsa da Asurluluların sürekli baskıları neticesinde bölgenin idaresini
onlara terk etmek zorunda kalmışlardır. Aramiler döneminde Süryaniler tarafından
ismi şebhabherrak olarak isimlendirilmiştir. Ermenilerin hakim oldukları dönemlerde
Sevaverek olarak geçen ismi Arapların eline geçtıkten sonra adı Es-süveyda olarak
değişmiştir.Haçlı kontluğu döneminde Siverek'in ismi Sovorak olarak haritalarda
yer almaktadır. Genel Tarihçi Urfalı Metaos eserinde Siverek'in ismini Sevaragk
olarak vermekte, aynı dönemlerde Ebul Farac ise ismi Sibabarak olarak yazmaktadır.
Bizanslar döneminde ise ismi Sebaberak, Severak ve as-suwaida olarak geçmektedir.
Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde Siverek'in ismi bugünkü kullanıldığı şekliyledir.Mezopotamya
Bölgesi değişik isimlerle anılmaktadır. Yunanlı Tarihçiler Dicle ve Fırat arasında
kalan sahanın yukarı kısımlarını Yukarı Mezopotamya diye adlandırmaktadırlar.
İslam Coğrafyacılarıda bölgeyi ada anlamında(El- Cezire) diye isimlendirmektedir.
Ortalarda Urfa, Mardin ve Diyarbakır bölgelerinin en fazla dikkat çektiği, El-Cezire
mıntıkasının genel hatlarıyla batısında Şam, batısında Antep, Maraş, ve Malatya,
doğusunda Doğu Anadolu Bölgesi, güneyinde ise Irak yer almaktadır. Ebu'l Fida'ya
göre bu saha kuzeyda Malatya ve Amid(Diyarbakır) ile başlar, güneyde Anbar'dan
Tekrit'e uzanan bir hatla Iraktan ayrılır. El-Cezire bölgesinin en büyüyk şehri
Dicle üzerindeki Musul olan Diyar-ı Riba, Fırat üzerindeki Rakka(daha yukarıda
Urfa) eksenli Diyar-ı Mudar ve Amid merkezli ve en küçüğü sayılan Diyar-ı Bekir
olmak üzere üç mıntıkaya taksim edilir. Bugün El-Cezirenin kuzeyi Türkiye, güneyi
ise Irak topraklarında yer almaktadır. Siverek Diyar-ı Mudar şehirlerinden biridir.
Coğrafyacılar ve Tarihçiler bu bölgeden bahs ederken kullandıkları "Bilad-ı
Şarkiyye" ismi anlam olarak Doğu Vilayetleri kelimelerini karşılamaktadır. Selçuk'lularda
Eyyubi'lerde ve Osmanlı'larda kullanılan Bilad-ı Şarkiyye, Doğu Karadeniz Bölgesini
dışarıda bırakacak şekilde, Trabzon'dan İskenderun'a çekilecek bir hattın doğusunu
ifade etmektedir. Mesela Selahaddin-i Eyyubi'ye göre kuzeyde olmasına rağmen
onun 1182-1185 yıllarında gerçekleştirdiği sefer ve fetihler "Şark icraatları"
olarak kaydedilmektedir.Aynı şekilde Türkiye Selçuklu Sultanı İzeddin Keykavus'un
Haleb şehri öncesinde Urfa ve Harran üzerine yürüyüşü de "Melik Eşrefin elinde
bulunan Bilad-i Şarkiyye'ye gidişi..." başlığı altında zikredilmekte ve olaylar
anlatılırken Hısn-ı Keyfa(Hasankeyf), Meyyafarikin(Silvan), Amid(Diyarbakır),
Ruha(Urfa), Harran, Siverek, Sincar, Halep ve Tell başer gibi yerlerden bahsedilmektedir.
Yukarıda coğrafi mekanını tarihi kaynaklar ışığında belirlemeye çalıştığımız
Siverek ve çevresi bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde Güneydoğu
Anadolu Bölgesinde Şanlıurfa vilayeti sınırları dahilinde yer almaktadır.
|